09 Eylül 2021
83
ABONE OL

DEÜ Coğrafya Eğitimi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hasan Çukur'dan Küresel İklim Değişikliği Uyarısı

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Eğitim Fakültesi Coğrafya Eğitimi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hasan Çukur, küresel iklim değişikliğinin etkisiyle ortalama sıcaklığın 1,5-2 derece daha artması halinde geri dönülemez sonuçların ortaya çıkabileceğini belirtti.

DEÜ Coğrafya Eğitimi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hasan Çukur'dan Küresel İklim Değişikliği Uyarısı

Açıklama yapan Çukur, son dönemde yaşanan küresel ısınma kaynaklı doğal afetlerin volkanik faaliyetler ve insan kaynaklı eylemlerin sonucu da olduğunu belirterek kükürt ve karbon bileşenlerinin atmosfere yayılarak iklim dengesinin bozulduğunu söyledi.

Partikül maddelerle sera etkisinin yaratıldığını ve dünyadaki ortalama sıcaklığın arttığını ifade eden Çukur, "Ortalama sıcaklık yaklaşık 1,5-2 derece daha artarsa bu artık geri dönülemez bir noktaya getirecek gibi duruyor." dedi.

Enerji üretiminin artmasının da sera gazlarını artırdığını, ısınmaya neden olduğunu, yenilenebilir enerjinin kaçınılmaz olduğunu aktaran Çukur, "Toplu taşımaya yönelebilirsek, şehirde bisikleti, elektrikli araçları kullanabilirsek, ne kadar az partikül madde verebilirsek, karbon salınımını azaltabilirsek bu kötü etkilerin önüne geçebiliriz. Bu yüzyılın sonunda belki 1,5 metreye yakın deniz seviyesinde artış gerçekleşecek. En önemli müsebbibi insan, sanayi üretimi, enerji tüketimi. Israrla fosil yakıtlarla, kömürle, petrolle bunu yapmaya çalışıyor olmamız bu gidişi sürdürecek gibi." diye konuştu.

Çukur, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmenin önemini vurgulayarak, fotovoltaik pillerin artık Türkiye'de de üretildiğini, insanların çatılarını kaplayarak kendi elektriklerini sağlayabileceklerini ifade etti.

Aşırı sıcaklıkların fön etkisi ile yangın riskini arttırdığını söyleyen Çukur, orman yangınlarına karşı köylüye gelir getirecek fıstık çamı, ceviz, badem gibi ağaçların tercih edilmesi halinde üreticinin ağaçları koruyabileceğini ifade etti.

Çukur, "Biz olmasak da iklim değişikliği yaşanacak, dünyanın presesyon hareketinden dolayı. Biz daha dramatik hale getiriyoruz. Çoğu insan kaynaklı. Bir sonraki dönem buzul arası döneme geçmiş olacağız, bu artış buzul döneminin etkilerini azaltacak. Düşük sıcaklık isteyen türler ortamdan kalkacak. Belki bir süre sonra ren geyiklerini, kutup ayılarını, ülkemizde göknar ve sedir ormanlarını göremeyeceğiz.” dedi.

“Ekosisteme direnmek yerine ekosistemi anlamaya, barışık yaşamaya çalışmalıyız.” diyen Çukur, “Her şeye muktediriz dev iş makinalarımız var, yıkarız, yaparız dersek, bir süre sonra onların ne kadar aciz kaldığını görebiliyoruz. Deprem ve sel anında ne kadar aciz olduğumuzu görebiliyoruz. Bize düşen doğayı anlamaya çalışmak, doğadaki dengeler nasıl kurulmuş, nasıl işliyor anlayıp buna uygun davranmak.” gerektiğini vurguladı.

Çukur, aynı zamanda “Doğa bilimciler, coğrafyacılar, biyologlar, jeologlar bir araya gelerek doğada ne oluyor, nasıl bir denge kuruluyor, araziyi nasıl kullanalım, nereye yerleşelim dersek doğruyu buluruz ve sürdürülebilir olur. İnsanoğlunun ömrünü 4,5 milyar yıl olarak düşündüğünüzde denizde damla kadar. Hoyratça, doğadaki yasaları ve kuralları dikkate almadan davrandığımız için ağır bedeller ödüyoruz. Önlem almaya başlarsak bu yüzyılın sonundan itibaren yavaş yavaş düzelme bekleniyor. Önlemleri aldık, 1-2 yıl sonra bitecek mi, hayır. Belki yarım asır daha bedel ödemeyi sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.

0 Yorum

Benzer İçerikler